HÜRSES-“ay ,bekleyin dedi akşamı!*

 

SEVGİ ŞART!*

Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz; kölelik ve köle ticareti her türlü şekliyle yasaktır.”diyen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi 4.madde, bir dileği bile anlatmaya müktedir mi ? Emir kipinin tüm haşmetine rağmen,insan hayatının hırs kipi altında eziliyor bu hüküm. İşte tam bu nedenle yitik bir aşk şarkısı gibi…

Ve saf kalbim bu sabah da şu yer yüzü lisanının her satırını yine kuşkuyla okuyor. Değilmi ki insan elinden çıktı.Mümkün mü onun yazdığı bir satırın içine en başından biraz müphem bir şey karışmamış olsun.İnsan bu: yeryüzünün en çaresiz ve bilgisiz canlısı.Balık kadar bile bilemez ama biliyormuş gibi yapar. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin bu kadar önemli bir manifestosuna görüyorsunuz kuşku dolu bir kalple yaklaşıyorum ? Çünkü Allahın verdiği gözle görüyorum ki İnsan Hakları Evrensel Bildirge köleleri kullanmak yasaktır demiyor . Daha da önemlisi şu ki efendilik yasak değil. Gidecek başka kapıları ve sınıfları olmayan Dünya Proleteryası köle değil mi ? diye soran yok. Kapanın elinde bir kalmış, pir kalmış şu dünya hayatı içinde milyonlara kölelikten başka kart kalmış mı diye soran yok . Gidecek başka kapıları ve sınıfları olmayan Dünya Proleteryası bir yana on yıllar var ki daha trajedik sınıflar tesis etti insanlık ve iştanla kullanıyor.Ayağından bağlı olarak çalıştırılan uzak doğunun bebekleri tarif edebilecek bir sosyal sınıf adı bulamayız. İşte tam bu noktada sosyolojinin yapamadığını belki sanat yapabilir diyeceğim. Çünkü, bunun eşşsiz bir örneğini 1993 senesinde yaşadım ben.1993 senesi, hatırlayanlar olur mu bilmiyorum? Dünyada insan hakları eğitim yılıydı.Ülkemizin en iyi ressam ve grafistlerinden olan İhsan ARDAL ile ülkemizin tüm kapılarını çaldık. Koltuğumuzun altında, onun birbirinden değerli ve çok yönlü projeleriyle umutlu sabahlardan , bitkin akşamlara koşan kalplerin şiirini yazdık. Hedefimiz de, İnsan Hakları Evrensel Bildirgenin her bir maddesini tıpkı bir marka zihinlerimize kazımaktı.Hani kurduğu düşü bir hayra yoran çıkarsa insan hakları eğitimine bambaşka bir açılım getirebileceğimize o kadar inanmıştık ki insanlık aşkı için köle de olabilirdik kul da. İnaçlı bir kalple olduktan sonra kim korkar değil mi kölelikten ?

29 harfli alfabemizle 30 maddeli şu insan hakları alfabesini bir güzel anlatacaktık ki buna eşlik edecek filmler,çok iyi tasarlanmış afişlerde, ve diğer tüm eşantiyonlar cabası. Eğer başarmamıza izin verilmiş olsaydı sanatın bütün kollarını ve silahlarını seferber ederek İnsan Hakları Evrensel Bildirgenin 30 meddesini yağdıracaktık kalplerimize.Hani akşam filmini kaçırmış olsanız sabah bakkal alışverişinizde çıkacaktık karşınıza. Sevgili İhsan ARDAL, onu tanıyınca inanç sahibi bir adam nasıl olunuyormuş meğer demiştim. O, bu inanca noksansız olarak sahipti. İzin verseler iki lokmacıkla doyan canını unutarak bu güzel düşün kölesi olacaktı l993 Türkiyesinde. Bir proje dosyasına dünyanın tüm umudunu sadece sanatçılar yükleyebilir.

 Bugün, hiç kimse bir yana, ülkelerin kölelik ve kulluk altında yaşamaya mahkum edildiği bir gecede yaşıyoruz .

Sevgili İhsan ARDAL’ “ay ,bekleyin dedi akşamı.küçük bir mumum var vereceğim.” dizelerinde söylediği gibi geceyi aydınlatacak projeler dizayn ederken Sevgi Şart !diyor. Bugün,onun İstanbul duvarlarına yazdığı Sevgi Şart! sözünü , İnsan Hakları Evrensel Kitabesinin başına mum olarak yakıp, bırakıyorum.Biliyorum , Güneş , olanca haşmetine rağmen gerçekleri aydınlatamıyor.Orda, Dünyamızın kölesi Ayın altında durup, iç çekerek düşünüyorum olanları. İnsanlığın Düşleri sel gibi gözlerimden akıyor…Sevgili İhsan’a ve Dünyanın tüm sanatçılarına saygıyla.

SEVGİ ŞART!

ay ,bekleyin dedi akşamı.

küçük bir mumum var vereceğim.

İHSAN ARDAL

23.11.2007,Ankara

Reklamlar

About Av.Nadire Özkaya

avukat - abogada
Bu yazı Yazı içinde yayınlandı. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to HÜRSES-“ay ,bekleyin dedi akşamı!*

  1. Kemal BUDAKOĞLU dedi ki:

    Ülkemiz sanatçılarına gereken imkanların verilmemesi maalesef Türkiye nin hak ettiği yere ulaşmasında en büyük engel . Tabiii bu gerçeği görmeyen Kültür Bakanlığı ve Bürokratlarının bu vurdum duymazlığını dillendirecek Üniversitelerimizin bulunmamasıda en az bunun kadar abestir ….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s